Anayasa Mahkemesi’nin HAGB Mesaisi: Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Sil Baştan

Yazar

Uçar Hukuk & Danışmanlık Bürosu

Uçar Hukuk & Danışmanlık Bürosu

AYM HAGB Kararları

Anayasa Mahkemesi’nin 22/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/1635 Başvuru no’lu ve 05/07/2022 karar tarihli kararı ile Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (“HAGB”) kararları hakkında önemli değerlendirmelerde bulunulmuş; 23/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2021/121 E., 2022/88 K. sayılı ve 20/07/2022 karar tarihli kararı ile ise Anayasa Mahkemesince 5271 no’lu CMK m.231/12’de düzenlenmiş olan HAGB kararına karşı itiraz yolunun açık olmasına ilişkin hüküm Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesince verilen işbu kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.

Anayasa Mahkemesinin son kararları değerlendirildiğinde HAGB kurumunun hakkında temel hak ve özgürlüklere yönelik ihlallere yol açması nedeniyle yeniden düzenlenmesi gerektiği işaret edilmiştir. HABG müessesesi her ne kadar hukuk sistemimizde kıyasen yeni bir müessese olsa da geniş uygulama alanı bulmuş olup bu kapsamda HAGB kararına karşı Anayasa Mahkemesince iptal edilen hüküm kapsamında etkin bir üst denetim ve itiraz mercii olmaması sebebiyle hak ihlallerine uğranmış olduğu açıktır. İşbu Anayasa Mahkemesi kararı kapsamında HAGB kararlarına karşı daha etkin bir itiraz mercii oluşturulmasının gerekliliği de belirtilmiştir. İşbu yazımızda tarafımızca HAGB müessesi ve Anayasa Mahkemesince verilmiş olan iptal kararı kapsamında değerlendirmelerde bulunulacaktır.

Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması (“HAGB”)

HAGB, mahkemece sanığın isnat edilen suçu işlediği tespit edilip işbu suç kapsamında alacağı ceza belirlenen sanık hakkında, mahkemece oluşan sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönündeki kanaat sonrasında CMK da sayılan şartların sağlanması halinde uygulanabilecek ve kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını sağlayacak bir kurumdur.

 CMK m. 231 kapsamında HAGB kararı verilmesini şartları aşağıda sayılmıştır:

– Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,

– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,

– Sanık hakkında hükmedilen cezanın 2 yıl ya da daha az süreli hapis cezası veya adli para cezası olması,

– Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,

– Sanığın HAGB kararını kabul etmesi olup işbu şartların yerine getirilmesi halinde HAGB kararı verilebilecektir.

HAGB kapsamında sanık; beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulup, denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle, sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanabilir.

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.

 HAGB Kararlarına Karşı İtiraz Yolu

CMK m. 231/12’de Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı olağan kanun yollarından itiraz kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüştür. Buna göre itiraz incelemesi CMK m. 268 hükmü kapsamına göre yapılmaktadır.

Kanun yollarından istinaf ve temyiz incelemesine kıyasen daha dar incelemeler yapılan itiraz incelemesinin sonucunda etkili bir denetim yapılmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay gündemine birçok dosya taşınmıştır. Bu kapsamda yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda Anayasa Mahkemesinin 2021/121 E., 2022/88 K. sayılı ve 20/07/2022 karar tarihli kararı ile CMK m. 231’in HAGB kararına karşı itiraz kanun yoluna ilişkin 12. Fıkrası iptal edilmiştir.

22/09/2022 ve 23/09/2022 tarihlerinde Resmî Gazetede Yayımlanan Anayasa Mahkemesi Kararları

Anayasa Mahkemesine yapılmış birçok başvuru akabinde HAGB müessesesi hakkında kapsamlı değerlendirmeler yapılmıştır.

22/09/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararında, karara konu somut olayda verilmiş olan HAGB kararında toplantı ve ifade özgürlüğü kapsamında ihlal tespit edilmiş, kararda belirtilen değerlendirmelerde mahkemelerin yoğun iş yükünün etkisiyle kararlarında HAGB’nin müessesinin esasen mahkûmiyet ve beraat arasında duran yapısının, mahkemeleri HAGB kararı vermeye yaklaştırdığını istatistikle destekleyerek belirtmiştir.

Bu kapsamda 22/09/2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin “Atilla YAZAR ve Diğerleri” başvurusuna ilişkin Anayasa’nın 26. ve 34. maddelerinde güvence altına alınan ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine ilişkin kararı Anayasa Mahkemesinin HAGB kararları kapsamında ihlalin sübut bulduğuna ilişkin kararlarından en kapsamlı ve detaylılarından biridir. İşbu karar Anayasa Mahkemesinde yapılmış olan HAGB müessesi hakkındaki incelemelerden yalnızca biri olduğu unutulmamalıdır.

İşbu kararda Anayasa Mahkemesince aynı zamanda HAGB kararları verilirken keyfi tutumlarla hareket edilmesinin önüne geçilmesi adına önerilerde de bulunulmuştur. Özetle Anayasa Mahkemesi kararı kapsamında mahkemelerce beraat kararı ile mahkumiyet kararları arasında tam anlamıyla mahkumiyet sonuçlarına sahip olmadığı kanaatiyle ve beraate yakın olduğu varsayılarak, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayan bir karar olduğu gerçeğini dikkate almayarak HAGB kararları verilmesindeki tutumlarının usul istismarına yol açtığını, temel hak ve özgürlüklerde ihlallere sebebiyet vermeye uygun olduğunu, beraat etme oranlarını ve mahkumiyet oranlarını olumsuz yönde etkiler bir caydırıcı etki taşıdığını belirtmiştir. Bununla birlikte karar kapsamında HAGB’nin adil yargılanma hakkı kapsamındaki olumsuz etkileri, HAGB kararlarındaki keyfi tutumlar, HAGB kararlarının denetiminde etkin bir yöntem olmaması, maddi hak ve özgürlükler üzerindeki etkileri ve kanunilik ölçütü hakkında önemli değerlendirmelerde bulunulmuştur. 

HAGB’nin sanığın onayına sunulmasındaki usul ve tutumların da Anayasal hakları ihlal eden şekilde olabileceği, sanığın rızasının alınması usulünün detaylarının düzenlenmemesinden kaynaklı boşluğun sanık üzerinde olumsuz etkiler yaratacak durumlara sebebiyet verebileceği ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin kararlarında HAGB müessesinin detaylı ve düzenli bir şekilde hassasiyetle düzenlenmesinin zaruretini öne çıkardığı açıktır.

22/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararının hemen sonrasında HAGB müessesinin en büyük problemlerinden biri olan HAGB kararına karşı itiraz incelemesi hakkında olmuştur. 23/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan karar kapsamında temel hak ve özgürlükleri kısıtlar bir mahkumiyet kararı olan HAGB’nin etkin bir denetim usulünün olmamasının Anayasanın 40. Maddesi kapsamında ihlal teşkil ettiği gerekçesi ve HAGB kurumuna ilişkin değerlendirmeler sonucunda Anayasa Mahkemesince CMK m.231/12 iptal edilmiştir.

HAGB bir hükümdür. Her ne kadar denetim süresi sonunda davanın düşmesine karar verilir olsa da HAGB kararı kapsamında kişi hakkında bir suçu işlediği kanaatiyle bir hüküm kurulur, yalnızca sonraya bırakılır. HAGB kararı, akabindeki denetim ve işbu kararın sonuçlarının açık şekilde kişinin temel hak ve özgürlüklerine ilişkin olduğu açıktır.

T.C. Anayasası m. 40’da temel hak ve hürriyetlerin korunması düzenlenmiştir. Buna göre; Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. HAGB kararlarına karşı düzenlenen kanun yolunun itiraz olması ve işbu suretle yapılacak incelemenin etkin bir denetim olmayıp yalnızca yüzeysel kalır şekilde olmasının etkin başvuru, adil yargılanma haklarını ihlal ettiği ve birçok hak kaybına neden olduğu açıktır.

HAGB müessesi ve etkin denetime tabii olmayan mevcut denetim sistemini öngören yasal düzenlemeler, HAGB kurumunun uygulanmasından kaynaklanan sorunları gidermeye yetmemekte, temel hak ve özgürlüklerin ihlaline sebebiyet vermektedir.

İtiraz kanun yoluyla yapılan değerlendirmelerin hangi sınırlar içerisinde ve nasıl yapılacağı kapsamında netlik bulunmamakla birlikte istinaf incelemesi gibi kapsamlı ve detaylı olmadığı açıktır. Anayasa Mahkemesi bu kapsamda birçok bireysel başvuru dosyasında daha öncesinde de itiraz makamlarının başvurucuların iddialarını ve delillerini dikkate almadığına, müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunun ve müdahalenin orantılı olup olmadığının değerlendirilmediğine yönelik kararlar vermiş olup Anayasa Mahkemesince işbu iptal kararı ile de itiraz kanun yolunu gösterir kuralın işbu kanun yoluna başvuranların iddia ve delillerinin incelenmesinde, temel hak ve özgürlüklere müdahalenin demokratik toplum gereklerine uygunluğu ve ölçütlü olup olmadığının belirlenmesinde etkin bir yol olmadığını tespit etmiştir ve bu kapsamda ilgili maddenin iptaline karar verilmiştir.

SONUÇ

Hukuk düzenimiz içindeki yeri esasen yeni olan HAGB müessesi ülkemiz genelinde yoğun uygulama alanı bulmuş olsa da düzenlemedeki eksiklikler, HAGB’nin yerinin beraat ile mahkûmiyet arasında görülmesi yönündeki hatalı tutumun beraat oranlarına etkisi, HAGB kararlarına karşı kapsamlı bir denetim mekanizmasının bulunmaması ve başkaca diğer sebeplerle Anayasa Mahkemesinin bir çok başvuru sonucunda vermiş olduğu kararları ve 22/09/2022 ve 23/09/2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan kararlar incelendiğinde Anayasa Mahkemesince HAGB kurumunda ciddi değişiklikler yapılmasının ve tekrar gözden geçirilmesinin gerekliliğine işaret edildiği açıkça görülmektedir.

Detaylı bilgi almak için bize buradan ulaşabilirsiniz. Büromuzun Ceza Hukuku alanındaki çalışmaları hakkında detaylı bilgiyi internet sayfamızdan alabilirsiniz.

Av. Selinsu KÜLÜK

Uçar Hukuk & Danışmanlık Bürosu

Yasal Uyarı

“İşbu yazı Uçar Hukuk & Danışmanlık Bürosu tarafından yalnızca bilgi amaçlı hazırlanmış olup, içerisinde yer alan bilgi ve görsel materyaller tarafımızdan önceden alınmış
yazılı bir izin olmaksızın kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayımlanamaz, üçüncü bir kişiye iletilemez ve tercümeye konu edilemez. İşbu bilgi notu bir mütalaa veya hukuki görüş
niteliğinde değildir ve yayım tarihinde hazırlanmış olup, devamlı surette güncellenmemesinden kaynaklı avukatlık büromuz sorumluluk almamaktadır.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Yayınlar

Nafaka Türleri
Avrupa Süper Ligi Kararı
Tahliye Taahhütnamesi Görsel

Sosyal